Ana sayfa Genel Araştırma İngiltere’de Müslüman Karşıtı Nefret Suçları Katlanarak Artıyor

İngiltere’de Müslüman Karşıtı Nefret Suçları Katlanarak Artıyor

1202
0
nefret suçları

İngiltere genelinde katlanarak yayılmaya devam eden Müslüman karşıtı nefret suçları; camilere hasar verilmesi, Müslümanlara yapılan sözlü tacizler ve Müslümanların iş gücünde ayrımcılığa maruz kalması gibi bir dizi olay, ülkede yaşayan Müslümanlara endişe vermeye devam ediyor.

İslamofobik Olaylarda Artış

İngiltere’de yaklaşık üç milyon Müslüman yaşıyor. İslamofobik nefret suçları ve ayrımcılık, bu yıl Londra ve Manchester‘de gerçekleştirilen saldırıların ardından baş döndürücü bir artış kaydetti. İngiltere Müslüman topluluğun üst düzey üyeleri, saldırıdan bu yana pek çok sözlü taciz bildirisi aldıklarını açıkladı.

Manchester Polisi, 2016 yılının aynı dönemindeki 37 sayısıyla karşılaştırıldığında, Mayıs ayında Arena saldırısından sonra ayda 224 anti-Müslüman nefret suçu olduğunu raporladı. Londra Metropolitan Polisi, Londra Köprüsü saldırısının ardından Haziran ayında nefret suçlarının %40 oranında arttığını bildirdi.

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan‘ın yayınladığı rakamlara göre, Londra’daki Müslüman karşı nefret suçları Haziran ayında, Londra Köprüsü’ndeki otomobil ve bıçaklama saldırısı nedeniyle en az yedi kişinin öldüğü olaydan bu yana beş kat arttı.

ingiltere müslüman karşıtlığı
Sadiq Khan

Bu arada yerel polis, Mayıs ayında yapılan bir pop konserindeki intihar bombacılığı olayından sonra Manchester’in kuzeyinde anti-Müslüman nefret suçunda %500’ün üzerinde bir artış olduğunu bildirdi.

Araştırmaya önderlik eden Profesör Jacqueline Stevenson, “Eğitimden istihdama geçiş sürecinin her aşamasında Müslümanlar ayrımcılığa uğradı veya başarısız oldu.” dedi.

Komisyon başkanı Alan Milburn, “Bu rapor, genç Müslümanların daha büyük bir toplumsal ilerleme kaydetmek için karşılaştıkları zorlukların rahatsız edici bir resmini çiziyor” diye ekledi.

Araştırmacılar, okul çağındaki Müslümanları kapsayan danışmanlık ve diğer destek programlarının olması gerektiğini söyledi.

Avrupa’daki çağdaş sağcılık alanını araştıran Matthew Feldman, camilerdeki veya Müslüman merkezlerindeki saldırıların İngiltere’de “neredeyse iki haftada bir” gerçekleştiğini açıkladı. Feldman, Müslüman karşıtı nefret suçunda bir artış olduğunu söyledi ve “Müslüman toplum terör olaylarından sonra daha fazla tehdit altında ve daha fazla risk altında hissediyorsa raporlama oranlarının artmasını” önerdi. Dr. Feldman ayrıca, bu tür artışların hiçbir zaman tamamen eski seviyelerine düşmediği yönündeki endişelerini dile getirdi.nefret suçları

İslamcı toplum ilişkileri organizasyonunun kurucusu Muhammed Khaliel, terör saldırısına bağlı artışlardan sonra “seviyenin daha alt bir seviyeye inmediğini” kabul etti ve şunu ekledi: “Hâlâ biraz daha yüksek bir seviyede izliyor.” Khaliel, nefret suçuyla mücadelede birçoklarının nefret suçlarını güvenlik sebebiyle rapor edemediğini belirtti. Müslüman kadınlara ve diğerlerine suçları rapor etmelerini tavsiye ettiğini söyledi. Ayrıca Khaliel başörtülü Müslüman kadınların, bu saldırıların “en ağır kurbanları” olduklarını dile getirdi.

Dr. Feldman, “Son dört yılda iki haftada bir, bir camiden veya bir Müslüman toplum merkezinden bir saldırıya uğradık. Bence bu, camiler, sinagoglar, kiliseler, belirli azınlık toplulukları ya da başka cemaat yerleri için de kabul edilemez” dedi.

İslamofobik suçlarda yaşanan rahatsız edici ve istikrarlı artışa rağmen, dini nefreti kapsayan mevzuatın büyük bir kısmının yetersiz kaldığı söylenmektedir. Dini nefreti kışkırtmayı düzenleyen kanun (Irk ve Dini Şiddet Yasası 2006 ve 1986 Kamu Düzeni Yasası) yalnızca tehdit edici sözler veya davranışları (hakaret veya taciz) ve dini nefret uyandıran sözleri veya davranışları kapsar (dolayısıyla nefret uyandıran kelimeler veya davranışların hesaba alınmamıştır).

İngiltere’de Cami Saldırıları

Basın Birliği tarafından yapılan bağımsız araştırma raporları, Müslümanlara karşı nefret suçlarında dramatik bir artış olduğunu gösterdi.

Rakamlar, bu yılın Mart ve Temmuz ayları arasında polis güçlerinin, 2016’da aynı altı aylık dönemde, 47’den fazla ibadet yerinde yapılan 110 saldırıyı kaydettiğini gösteriyor. İbadet edenlere yapılan fiziksel saldırılar ve saldırgan grafitiler de ülkede en yaygın nefret suçları arasında.

Manchester’deki Müslüman liderler, camilere hasar verilmesi hakkındaki endişelerini de dile getirdiler.

Manchester İslam Merkezi‘nin mütevellisi Fawzi Haffar yaşanan nefret suçları hakkında şunları söyledi: “Anti-Müslüman eylemleri hakkında aldığımız raporlardan endişe ediyoruz. Bunlar, sözlü tacizden camilere ciddi hasar verilmesine kadar değişen çok çeşitli anti-Müslüman eylemlerdir. Bizler bu tür olayların nefret suçu olarak bildirilmesini teşvik ediyoruz.”

Manchester Üniversitesi’nden vaiz Muhammed Ullah, Manchester saldırılarından kısa bir süre sonra Oldham‘daki bir caminin kundaklandığını söyledi. Ayrıca kentte bazı Müslüman kız öğrencilere hakaret edip, “evine dön” denildiği bilgisini verdi.cami saldırıları

Ullah, Guardian‘a verdiği demeçte, “Raporları dinliyoruz, ancak birçok insan sorunu konuşmaktan çok korkuyor veya bir karışıklığa neden olmak istemiyor. Raporlar alıyoruz, ancak delillerin yetersiz olduğu bildiriliyor.” dedi.

İslamofobik saldırılar son birkaç yılda katlanarak arttı” diye devam eden vaiz, “Müslüman öğrencilere bu nefret olaylarını rapor etmelerini söylüyorum. Buna karşı uyanık olun ve nefretin bizi bölmesine izin vermeyin diyorum.” açıklamasında bulundu.

Fawzi Haffar, “Medyanın küçük bir bölümünün yazdığı hikayeler ve asılsız haberlerden dolayı endişe ediyoruz.” dedi.

Ayrıca, “korkunç bir zulüm” olarak nitelendiren Manchester saldırısı konusunda öfkesini, “Bu korkaklık eyleminin dinimizde ya da başka herhangi bir dinde herhangi bir yeri olmadığı” şeklinde ifade etti. Bilgi sahibi herkesin polise başvurmasını önerdi. Ancak Ullah, Müslümanlardan aşırılık yanlısı eylemlerden ötürü özür dilenmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi. Bireylerin karıştığı suçlardan ötürü tüm Müslümanların suçlanmasını ve her seferinde aynı olayın tekrarlanmasından bıktıklarını dile getirdi.

İslamofobik nefret suçlarını izleyen ve kaydeden Tell MAMA‘nın kurucusu Fiyaz Mughal, Müslümanları hedef alan olaylarda, sözlü taciz, tükürme ve Müslüman kadınların örtülerinin başlarından çekilmesi olaylarında bir sıçrama yaşandığını açıkladı.

Büyük terör olayından sonra Tell MAMA’ya gelen Müslüman karşıtı nefret olaylarında ölçülebilir bir artış gördük.” dedi.

cami saldırısı
Baitul Futuh Camisi

Sloganı ‘Herkes için sevgi, hiç kimseye karşı nefret’ (Love for all, hatred for none) olan, Batı Avrupa’nın en büyüğü olarak adlandırılan Baitul Futuh Camisi de büyük bir yangınla kundaklanan camilerden biri. Binanın büyük bir kısmının hasar gördüğü yangında, Merton Belediye Başkanı binanın çok güvenli olduğunu ve yangına sebep olan şeyin binadaki yemek pişirme hazırlıkları olduğunu öne sürmüştü.

2017 yılının Mayıs ayında Oldham’da bulunan Jamia Qasmia Zahidia İslam Merkezi kundakçılar tarafından saldırıya uğramış; ön kapısı yakılıp hasar görmüştü.

ingilterede islamofobi
Jamia Qasmia Zahidia İslami Merkezi’nin Kapısı, Oldham

Ayrıca geçtiğimiz günlerde, Seyyid Hassan Buhari Al Naqvi adında 14 yaşında bir çocuk, Idara Maarif-e-İslam Hüseyin Camisi dışında saldırıya uğramış, boğazı kesilip yüzünden ve kollarından bıçaklanan çocuk hayatını kaybetmişti. Caminin kurucu üyeleri cinayetin, “hedeflenen ırkçı bir saldırı” olduğunu dile getirmişti.

ingiltere müslüman karşıtı
Idara Maarif-e- Islam Hussainia Camisi

İngiltere’de Müslümanlar İşgücü Ayrımcılığıyla Karşı Karşıya

Sosyal Hareketlilik Komisyonu tarafından hazırlanan bir raporda, İngiltere’de yaşayan Müslüman erkeklerin ve kadınların İslamofobi, ayrımcılık ve ırkçılık nedeniyle diğer inanç gruplarından daha az başarılı oldukları bildirildi.

Araştırma, Britanya’da yaşayan genç Müslümanlarınmuazzam bir sosyal hareketlilik sorunu ile karşı karşıya olduklarını ve hayatlarının her aşamasında tam potansiyellerine ulaşmalarının geri çekildiğini” söyledi.

Raporda, genç Müslümanların birçoğu tarafından “İslamofobi, ayrımcılık ve ırkçılık noktasında, üniversiteden işyerine varıncaya kadar sosyal hareketliliğin engellendiği” bildirilmişti. Araştırmaya göre genç Müslümanların işsiz, yetersiz çalışanlar olmasının, güvensiz istihdam ve/ veya düşük ücret almasının daha muhtemel olduğu söylenmişti.islamofobik ingiltere

Araştırma ayrıca, Müslümanların genel nüfusun % 10’u ile karşılaştırıldığında sadece % 6’sının “yüksek idari, yönetici ve profesyonel mesleklerde” bulunduğunu tespit etti.

Rapora göre, Birleşik Krallık‘ta yaşayan Müslüman kadınların ekonomik olarak aktiflik göstermeme ihtimalleri üç kat fazla.

Odak gruplarındaki Müslüman kadınlar, iş yerinde başörtülü olmalarının daha fazla ayrımcılığa sebep olduğunu hissettiklerini söylediler.

İngiltere’nin AB’den ayrılmasından sonra (Brexit) polise bildirilen ırkçı ve İslamofobik saldırılarda ve ayrıca kundaklama olaylarında büyük bir sıçrama görüldü.

İslamofobi Nedir?

İslamofobi, gerçek ya da algılanan Müslüman kimliğinden dolayı bir insanın ya da herhangi bir şeyin hedeflenmesi, ayrımcılığa maruz bırakılması ya da herhangi bir şekilde dışlanmasıdır. Ayrıca, Müslümanlara ve İslam’a karşı korku yaratan önyargıları da içermektedir.

İslamofobinin Türleri

Olaylar aşağıdaki yollardan biriyle sınıflandırılabilir:ingiltere müslüman karşıtı

Facebook veya Twitter gibi sosyal medyada taciz,

Tehdit içeren beden dili,

Sözlü taciz veya tehditler,

Nefret söylemi içeren, yazılı taciz veya tehditler (e-postalar, mektuplar),

Bir mülke saldırı (grafiti, cami duvarlarına yazılan yazılar, çıkartmalar, atla domuz kafaları),

Ayrımcılık (işgücünde ayrımcılık),

Müslüman karşıtı edebiyat (posterler, süpermarkette görülen çıkartmalar),

Saldırı (herhangi bir kimseye fırlatılan nesneler),

Şiddetli saldırı, kundaklama.


KAYNAKLAR

theguardian  express  mend  5pillarsuk   aljazeera  libertygb dailymail   news.sky   mcb

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

*