Ana sayfa Genel Araştırma CİMER Nedir? Nasıl Başvuru Yapılır?

CİMER Nedir? Nasıl Başvuru Yapılır?

41207
2
cimer nedir

CİMER Nedir?

Cimer Nedir?” CİMER; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (Cimer), Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine hayata geçirilen vatandaşların kolaylıkla sorunlarını iletebilmesi, sorunlarının çözülmesi, şikayet ve taleplerinin değerlendirilmesi için hizmete açılmış bir sistemdir. Yani sadece şikayet hattı değil, aynı zamanda öneri hattı olarak da kullanılmaktadır.

CİMER Şikayet Hattı?

CİMER şikayet hattı“na Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı web sitesinden ve CİMER yazılı linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. CİMER

CİMER’e Başvuru Nasıl Yapılır?

CİMER’e başvurunun nasıl yapıldığını yazımızda görsellerle adım adım anlatacağız.

Önemli Not: Gerçeği yansıtmayan şikayetler ve önerilerin engellenmesi açısından sadece T.C. vatandaşı olan, girdiği bilgilerle nüfusa kayıtlı olduğu bilgileri uyuşan başvurular geçerli sayılır.

Adınız, soyadınız ve T.C. kimlik no bölümünü kimliğinizde yazıldığı şekilde eksiksiz doldurunuz. Kimlik numarası doğrula butonuna tıklayınız.

cimer nedir cimere başvuru nasıl yapılır 1

Ardından sayfadaki güvenlik kodunu doğru bir şekilde giriniz. E-posta bölümüne aktif kullandığınız bir mail adresini yazınız. E-posta doğrula butonuna bastıktan sonra mailinize bir doğrulama linki gelecektir.

cimer nedir cimere başvuru nasıl yapılır 2

Linke tıkladıktan sonra başvuru ekranı açılacaktır.

cimer nedir cimere başvuru nasıl yapılır 3

Açılan ekranda bilgilerinizi eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurup, dilek ve şikayetlerinizi yazıp, gönder butonuna tıkladıktan sonra CİMER’e başvurunuz gönderilecektir.

cimer nedir cimere başvuru nasıl yapılır 4

Yapılan her başvuruya kanuni süreç çervesinde mutlaka 1 ay içinde geri dönüş yapılacaktır. CİMER halen geliştirilmekte olan bir sistemdir. Başvuru sorgulama sistemi bulunmamaktadır. Çalışmalara devam edilmektedir. Başvurunuzun durumunu iletişim adreslerinden öğrenebilirsiniz.

CİMER İletişim

CİMER iletişim” adresleri aşağıda verilmiştir.

  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Telefon Numarası : 0 (312) 525 55 55
  • Faks : 0 (312) 525 58 31
  • E-Posta:  cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr
  • CİMER Adresi: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06560 Beştepe-Ankara

CİMER’in Faydası

CİMER’in faydası” bir vatandaşın bir kamu kurumunda yaşadığı sıkıntıyı devletin  zirvesine iletmesi ve denetim yapılmasını sağlar. Böylelikle şikayette bulunulan kamu kurumu ile ilgili müracatlar değerlendirilir. Vatandaşın mağduriyeti giderilir.

Bimer ve Cimer Arasındaki Fark Nedir?

Bimer ve Cimer arasındaki fark, Bimer(Başbakanlık İletişim Merkezi), CİMER ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezidir. Bimer ve Cimerin kurulma amacı; vatandaşın Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamı ile doğrudan iletişim kurabilmesidir. Genel amaçları vatandaşların kamu kurumlarındaki mağduriyetlerinin giderilmesidir.

Yazının PDF’ine ulaşmak için tıklayınız. cimer nedir nasıl basvuru yapılır

Bimer ile ilgili detaylı bilgi almak için buraya veya aşağıdaki görsele tıklayınız.

BİMER Nedir?


Kaynak: basvuru.tccb.gov.trbimer-nedir


[Toplam:6    Ortalama:4.5/5]

2 YORUMLAR

  1. Çok açıklayıcı bir yazı olmuş ama Cimer’e yaptığımız bir şikayetten çalıştığımız devlet kurumundaki yetkililerin haberi oluyor mu?

  2. EN NUR SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1— bizim indirdiğimiz, farz kıldığımız suredir.
    açık delillerle indirdik, dertlerinize çaredir.
    olur ki öğrenir tutarsınız, yanlışdan beridir.
    emirlerime uyun diyor, kitabımız kuranda.

    2—zina yapan, erkek ve kadının her birine.
    yüz değnek vurun, onların kaba yerine.
    Allaha inanansanız, girin rabbin dinine.
    acımayasınız diyor, kitabımız kuranda .

    3—müminlerden bir gurup, yaptıklarına şahit olsun.
    zina yapan bir erkek, kendi gibilerinden bulsun.
    veya müşrik kadınlarla, evlensin onunla kalsın.
    müminlere haram diyor rab , kitabımız kuranda.

    4—iffetli kadınlara, zina iftirasında bulunup.
    delil getirmeyene, seksen değnek vurup.
    şahitliğini kabul etmeyip, gerçeği görüp.
    fasıklardır onlar der, kitabımız kuranda.

    5—ancak o iftiradan sonra, halini düzelten.
    tövbe edenlerden olsun, hakkı gözeten.
    rab bağışlayandır, durumuna göz atan.
    merhametliyim diyor, kitabımız kuranda.

    6—karılarına zina isnadında, bulunanlar.
    onun zina yaptığından, emin olanlar.
    dört defa billahi billahi,desinler onlar.
    doğruluğuna şahittir,kitabımız kuranda.

    7—Beşinci defasında, eğer yalancılardansa.
    lanet üzerime desin, eğer inananlardansa.
    8—kadında şöyle desin, emin olanlardansa.
    eşhedü billah desin der ,kitabımız kuranda.

    8—kocası , doğru söyleyenlerden olursa.
    lanet yerini bulacaktır, eğer bilirse.
    10—rabbin merhameti, ikisinede gelirse.
    kurtuluşları var der,kitabımız kuranda.

    11—haberiniz olsun, iftira haberini getirene.
    içinizdeki cemaatlerden, iftirayı yetirene.
    hakkınızda hayır olsun, sonunu görene.
    azap haksız olanın der, kitabımız kuranda.

    12—bunu ilk duyduklarında, iftiradır deselerdi.
    doğru iş yapmış olurlardı, eğer bilselerdi.
    zanna uymayıp, gerçek doğruyu bulsalardı.
    böyle istiyoruz diyor, kitabımız kuranda.

    13—dört şahit getirmeyene, itibar etme.
    onlar yalancıdırlar,dediklerine bakma.
    14—bozuk zihniyetlerine , takılıp gitme.
    merhametim geniş, kitabımız kuranda.

    15—İftirayı birbirinize, dilinizle anlatıyordunuz.
    kesin bilgi sahibi, olmadığınızı biliyordunuz.
    ağzınızla söylüyor, bunu kolay sanıyordunuz.
    büyük vebal vardır diyor, kitabımız kuranda.

    16—duyduğunuzda diyeydiniz, yalandır zaten.
    bu iftira bize hiç, yakışmadı gerçekten.
    17—gazap iner üzerinize, yanlışlarınızı derken.
    mümine yasak diyor, kitabımız kuranda.

    18—Allah size ayetleri, beyan edendir.
    hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
    19—bu haberi çıkartan, nara gidendir.
    iki cihanda hüsranda der, kuranda.

    Allah kalplerin özünü bilir, siz bilmezsiniz.
    20—Allahın fazlu rahmeti vardır, gelmezsiniz.
    şevkatliye merhametliye, tabi olmazsınız.
    cezanızı veririm diyor, kitabımız kuranda.

    21—ey inananlar, şeytanın adımlarına tabi olmayın.
    size fuhuşu emreder, doğru yoldan dönmeyin.
    Allahın fazlu keremine uyun, gazabına gelmeyin.
    hakkıyla bilenim diyor Allah, kitabımız kuranda.

    22—içinizde fazilet ve, servet sahibi olanlar.
    akrabayı yoksulu, arayıp onları bulanlar.
    Allahın affını isteyen, bunlara verenler.
    çok bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    23—namuslu kadına iftira atana, Allah söylüyor.
    dünyadada ahirettede onlar, lanete uğruyor.
    büyük azap onlaradır, Allah böyle buyuruyor.
    24—el dil ayak konuşur der, kitabımız kuranda.

    25—Allah onlara hak ettiklerini, tam verecek.
    Allahın hak olduğunu, onlarda bilecek.
    26—kötü erkek, elbet kötü kadının olacak.
    iyi kadınlarda elbet, iyi erkekleri bulacak.
    iftiradan beridirler der, kitabımız kuranda.

    onlar için mağfiret ve , güzel rızık vardır.
    27—başka eve selam vererek, giren kerdadır.
    sizin için hayırlı olan, güzel ahlak ordadır.
    belki düşünürsün der, kitabımız kuranda.

    EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
    28—Eğer evlerde oturan , kimseyi bulamazsan.
    Size izin verilmedikçe, içeriye giremezsin.
    Dön denince dönün, hayırlıdır bilemezsin.
    Yaptığınızı bilirim der ,Kitabımız kuranda.
    29—İçinde oturulmayana, girmeniz haktır.
    Menfaatın olana gir, sakıncası yoktur.
    Açığı gizlileri bilen, büyük padişahtır.
    Bunda günah yok , kitabımız kuranda.
    30—Mümin erkekler gözünü,haramdan sakınsın.
    Irzlarını korusunlar, güzel ahlak takınsın.
    Elbet bunlarla cennetlerin, birine yakınsın.
    Haberdarım diyor rab, kitabımız kuranda.
    31—Mümin kadınlar ırzlarını, korumaya bakın.
    Gözünüzü de koruyun, haramlardan sakın.
    Zinetinizide kapatın, kimse görmesin takın.
    Habersiz gözüken hariç, kitabımız kuranda.
    Baş örtülerini yakalarının, üzerine vursunlar.
    Bu rabbinizin kuralıdır, üzerinde dursunlar.
    Detayları çoktur, Türkçe mealini okusunlar.
    Ayak vurmadan yüru der, kitabımız kuranda.
    Yakın akraba görmesinde ,sakınca yoktur.
    Zinet sizin süsünüzdür. takınmanız haktır.
    Tersini yapan kular,azabımıza müstahaktır.
    Tevbeyle felah bul der, kitabımız kuranda.
    32—Bekarları evlendirin, onlara yardımcı olun.
    Yoksul olmasına bakmayın, iffetliden bulun.
    Keremimden zengin ederim, iyilikle dolun.
    İhsanımız geniştir diyor, kitabımız kuranda.
    33– Evlenecek yoksullar, varlığı bulana kadar.
    İffetlerini korusunlar, lütfuyla zengin eder.
    Zengin müminlerde onlara, yardıma gider.
    Yardımlaşırlar diyor, kitabımız kuranda.
    İffetlerini haramdan, zorlanarak koruyanlar.
    Direnerek rabbimizin, davetine yürüyenler.
    Fuhuşa zorlasanda bakmaz, rabbini bilenler.
    Zorlananı bağışlarım der, kitabımız kuranda.
    34—Yemin olsun size, açıklayıcı ayetler bildirdik.
    Sizden öncekilerden geçenden, misaller verdik .
    Takva sahiplerine rabbiniz ,bir nasihat indirdik .
    Uyanlarınız kazançlı der, kitabımız kuranda.
    35—Allah göklere ve yere, ışık verendir.
    Nurunun temsili, o kandili bilendir.
    Dilediği kula, nur vermeyi görendir.
    Nasiplisi erişir der, kitabımız kuranda.
    Allah böyle misal verir, kulları görsün.
    36—o lambayla Allahın, anılmasını bilsin.
    sabah akşam rabbine, tesbih e gelsin.
    adımı anın diyor , kitabımız kuranda.

    37—ticaret engel olmaz, rabbine ibadete kavuşur.
    o kullar namazı kılmaya,zekatı vermeye erişir.
    o günden kalpler gözler, halden hale değişir.
    biz takibindeyiz diyor Allah, kitabımız kuranda.

    38—Allah yaptıkları işin, kendilerine en güzelini.
    fazlından verecek onlara, ziyadesini özelini.
    zaten biliriz biz, kullarımızdaki yapının ezelini.
    hesapsız veririm diyor, kitabımız kuranda.

    39—Küfredenlerin ameli, engin bir çöldeki.
    serap gibi su zanneder, gittiği yoldaki.
    ona vardığında ,bir şey bulamaz halbuki.
    hesabını görürüm der, kitabımız kuranda

    40—yahut derin denizdeki, karanlıklar gibidir.
    o denizi bir dalga bürür, ona tabidir.
    üst üste yığılmış karanlıklar, hep birbiridir.
    elini bile göremez der, kitabımız kuranda.

    Allah bir kuluna, bir nur vermemişse.
    onun için nur yoktur, yola gelmemişse.
    41—havada süzülen, kuşları görmemişse.
    bizi tespih ederler , kitabımız kuranda.

    her birisi duasını, tespih ini bilmiştir.
    Allah da onların, ibadetini görmüştür.
    42—yer gök Allahındır, yüzleri gülmüştür.
    dönüş bize diyor, kitabımız kuranda.

    43—görmedin mi Allah, bulutları sürüyor.
    onları toparlayıp, yer yüzünü suluyor.
    bakarsın arasından, yağmur geliyor.
    canlıları sular der, kitabımız kuranda.

    dilediği kulları onun, rahmetine erer.
    dilediğine yağmurlar, musibete döner.
    şimşeğin etkisinden, gözler feri söner.
    bir an görmez der, kitabımız kuranda.

    44—gece ile gündüzü, döndürüp duruyor.
    akıl sahipleri bunlardaki, sırrı biliyor.
    45—bütün hayvanları, sudan yarattık diyor.
    çeşidi çoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah biz her canlıyı, sudan yarattık.
    kimini iki ayakla, yürümeye bıraktık.
    kimini dört ayakla, yüz üstü yürüttük.
    her şeye kadiriz der,kitabımız kuranda.

    46—biz gerçekleri açıklayan, ayetleri indirdik.
    dilediğimi hak yola, ileteceğimizi bildirdik.
    47—inandık deyip yan çizeni, haktan dönderdik.
    bunlar mümin değil der, kitabımız kuranda.

    48—Allaha ve resullerine, çağrıldıkları zaman.
    bir bakarsın yüz çevirmişler, onlar hemen.
    49—hak kendilerin olsa, hemen derler tamam.
    koşarak gelirler diyor, kitabımız kuranda.

    50— bunlar kalplerinde, hastalık olanlardır.
    rableri karşılığını, vermez sananlardır.
    rabbi bilmez bunlar, zanna uyanlardır.
    onlar zalimler der, kitabımız kuranda.

    51—aralarında hüküm, verileceği vakit.
    mümimler inandık der, hakka bakıp.
    kalplerine her zaman, rabbini takıp.
    felah bulurlar der, kitabımız kuranda.

    52—kim Allahtan korkup, ona inanırsa.
    resullerinin çağrısına, koşup gelirse.
    onlar murada ererler, eğer bilirse.
    kurtulanlar der, kitabımız kuranda.

    53—Birde inanmış gibi, yemine gittiler.
    savaşa çıkarız deyip, vaat ettiler.
    bunların adeti böyle, onlar bittiler.
    görürüm diyor, kitabımız kuranda.

    54—Allaha ve resullerine, itaat edin.
    döneklik yapmayın, yollarına gidin.
    ona düşen tebliğdir, siz bunu bilin.
    görevidir der, kitabımız kuranda.

    sizinde göreviniz var, bunu bilesiniz.
    ona itaat edersen, hidayete erersiniz.
    55—iman edip, yararlı bir işe giderseniz.
    kurtuluş bunda der, kitabımız kuranda.

    kötü kavmin yerine, iyisini getireniz.
    nankör kavmin yaşantısını, bitireniz.
    iyiye meyledenin, dinlerini yetireniz.
    onlar huzurda der, kitabımız kuranda.

    ortak koşmadan ibadetleri, ederler onlar.
    sonra nankörlük edenler, yaşamını sonlar.
    fasıklık yapanlar elbet, cehennemi boylar.
    kurtuluşlar iyilikte der, kitabımız kuranda.

    56—namazı doğru kılın, zekatı verin.
    resullere itaat edin, hakkı görün.
    rabden merhamet var, onu bilin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    57—küfredenler bizi, aciz bırakır sanmayın.
    iyi kullar, Allahtan başkasını anmayın.
    zalimlerin gideceği yola, sizde kanmayın.
    orası ne fena yer der, kitabımız kuranda.

    58—ey inananlar, sizden sahip olduğunuz köleler.
    henüz buluğa ermemiş, çocuklarda bileler.
    üç vakit de bunlar da izin, isteyerek gireler.
    sabah öğle yatsı diyor, kitabımız kuranda.

    bu vakitler, açık bulunacağınız zamandır.
    bu vakitler dışında, girmek olur tamamdır.
    kimseye günah yoktur, kullarıma beyandır.
    ayetler açıktır diyor rab, kitabımız kuranda.

    59—hikmet sahibinin sözünü, kullar bilsinler.
    sizin çocuklarda girerken, iznini alsınlar.
    sizden öncekiler öyleydi, bunu görsünler.
    her şeyi bilenim der, kitabımız kuranda.

    60—nikahtan ümidi kalmayan, yaşlı kadınlar.
    ziynetlerini göstermekte,serbesttir onlar.
    yinede iffetli davransın, sakınsın bunlar.
    daha hayırlıdır diyor, kitabımız kuranda.

    Allah her şeyi işitendir, hakkıyla bilendir.
    61—gözü görmeyene, günah yoktur diyendir.
    topala hastaya da serbest, Allah görendir .
    lütufkarım kullara der, kitabımız kuranda.

    babanızın ananızın, kardeş evinden yiyin.
    amcan dayın halanıza, ben acıktım deyin.
    teyze dost koruma, evlerinde yemeyi bilin.
    bu evlerden yiyin diyor, kitabımız kuranda.

    topluca veya dağınık yemenizde, günah yoktur.
    evlere girerken selam vermenizde, size haktır.
    biz ayetlerimizi açıklıyoruz, anlayan kul çoktur.
    akıl edenlerden olun diyor, kitabımız kuranda.

    62—müminler Allaha ve resulüne, iman edenler.
    resulüm den izin alıp, gideceği yere gidenler.
    dilediğine izin veriver, resuller bunu bilenler.
    Allah çok bağışlayanım der, kitabımız kuranda.

    63—Resulü birbirinizi, çağırdığınız gibi çağırmayın.
    ya nebim ya resul deyin, fazlaca bağırmayın.
    birbirinizi siper edip, yakınlarından dağılmayın.
    sakınanlardan olun der rab, kitabımız kuranda.

    Allah bilir onun emrine, aykırı hareket edeni.
    başlarına bir bela gele bilir, yanlışlara gideni.
    acı azap gelmesinden, düşünür resulüm seni.
    emrimize uyun diyor rab, kitabımız kuranda.

    64—dikkat edin şüphe yok ki, göklerde ve yerde.
    hepsi Allahın mülküdür, görmeyene gör de.
    ahrette yaptığınızı söyler, cömertlikle ver de.
    en doğrusunu bileniz der, kitabımız kuranda.

    EL FURKAN SURESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA
    1—ne yücedir o Allah ki, kuluna furkanı indirmiş.
    kullar hak yola gelsin diye, gerçekleri bildirmiş.
    2—yer gökler sahibi, iyi kulları, hidayete erdirmiş.
    biz çocuk edinmedik diyor, kitabımız kuranda.

    mülkünde ona , hiçbir ortak yoktur.
    her şeyi Allah yarattı, hepside haktır.
    hepsi bir ölçüyledir, şirkse yasaktır.
    miktarı biz biliriz, kitabımız kuranda.

    3—böyle iken ondan başka, ilahlara taptılar.
    yaratılmışın peşine düşüp, hakkı attılar.
    taptıkları yaratamaz, yaratandan kaçtılar.
    öldürüp diriltmez der, kitabımız kuranda.

    4—zulmedenler dediler, kelamı kendi uydurdu.
    yalandan başka olmayanı, bizlere duyurdu.
    bir cemaat öğretmiş,zulmü bizlere buyurdu.
    onlar yalandır dediler der, kitabımız kuranda.

    5—eskilerin masallarıdır, onları birine yazdırmış.
    sabah akşam ona, okunsun diye yanına almış.
    6—de ki, göklerin yerin sırlarını, bilen indirmiş.
    bağışlarım esirgerim der, kitabımız kuranda.

    7—dediler nasıl resul, oda yemek yiyor ya.
    bizim gibi oda, çarşılar da geziyor ya.
    yanında da melekten bir, uyarıcı olsa ya.
    inanmadılar diyor rab, kitabımız kuranda.

    8—yahut ona gökten bir, hazine indirilse.
    bir bahçesi de yok, varsa bize bildirilse.
    yiyecekleri ,kendi bahçesinden verilse.
    büyülenmiş dediler, kitabımız kuranda

    9—bak senin hakkında, ne temsiller yaptılar.
    artık bunlar yol bulamaz, gerçekleri attılar.
    rabbin kitabına uymadılar, ondan saptılar.
    ona tabi olmadılar der, kitabımız kuranda.

    10—Allah dilerse sana, bundan daha hayırlısını.
    altından ırmak akan, cennet verir kerlısını.
    rabbin yanına da getirir,cennetteki sırlısını.
    orada vereceğim diyor, kitabımız kuranda.

    11—kıyameti de yalan saydılar, onları izledik.
    onu yalanlayanlara, çılgın ateş hazırladık.
    12—o-ateşin sesini duyarlar, onunla ağırladık.
    uğultusu duyulur der, kitabımız kuranda.

    13—elleri boyunlarına bağlı, dar yerine atılırlar.
    hepsi helak olduklarını,söylemeye katılırlar.
    demirden bukağılar, boyunlarına takılırlar.
    kurtuluş yoktur der-rab, kitabımız kuranda.

    14—bugün bir değil, bir çok helak çağırın.
    yok olmayı dilersiniz, avazınızla bağırın.
    15—dünyadayken takvanın, yoluna buyurun.
    demiştik diyor rabim,kitabımız kuranda.

    o-cennet ki onlar orda, ebedi kalacaklar.
    16—ebedi kalmak şartıyla, isteğini verecekler.
    bu bizim vaadimizdir, kullarım görecekler.
    vaatten dönmeyiz der, kitabımız kuranda.

    17—o-azap gününde, Allahtan başka taptıkları.
    hepsi orda toplanacak, elleriyle yaptıkları.
    diyecek biz saptırmadık, inkardan saptıkları.
    yollarını şaşıranlar der, kitabımız kuranda.

    18—dediler seni tenzih ederiz, biz sizden başka.
    kuldan veli edinmedik, deyip geldiler aşka.
    onlara birde varlık verdiniz, bilseler keşke.
    zikrini unuttular dediler, kitabımız kuranda.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

*